
Cape Town
Güney Afrika Cumhuriyeti'nde Mandela'nın doğum yıl dönümü, bu yıl "yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele" temasıyla ülke genelinde düzenlenen etkinliklerle kutlanıyor. Dünya tarihinin en sistematik ırkçı rejimlerinden biri kabul edilen ve Güney Afrika'yı 1948-1994 yıllarında yöneten apartheid rejimini sona erdirip, ülkeyi demokrasiye ve özgürlüğe taşıyan lider Mandela, Güney Afrika'da ve dünyada ırkçılık karşıtı hareketin sembolü kabul ediliyor.
Güney Afrika Cumhuriyeti'nde Mandela'nın doğumunun 107. yıl dönümü, bu yıl "yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele" temasıyla ülke genelinde düzenlenen etkinliklerle kutlanıyor. Ancak ülkedeki siyahlar ve beyazlar arasındaki gelir eşitsizliği ulusal güvenlik sorunu olarak gün geçtikçe daha da artıyor.
Güney Afrikalılar, kendilerini özgürlüğe taşıyan lider Mandela'nın mirasına büyük saygı göstermeye devam etse de ülkede apartheid döneminden miras kalan ekonomik, siyasi ve toplumsal meseleler büyüyerek devam ediyor.
Mandela'nın partisi ANC'nin Mayıs 2024 seçimlerinde 1994'ten bu yana ilk kez meclis çoğunluğunu kaybetmesinin ardından ülke, ilk koalisyon hükümeti deneyimini yaşıyor.
Her ne kadar 1994 sonrası siyahi Güney Afrikalıların ekonomiye katılımı artsa da ülke, gelir dağılımı bakımından dünyanın en eşitsiz ülkeleri listesinde en üst sırada yer alıyor.
Dünya Bankası verilerine göre, 2025 itibarıyla 63 milyonluk nüfusun yüzde 53'ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı ülkede, en zengin yüzde 10'luk kesim, ülke servetinin yüzde 85'inden fazlasına sahip durumda.
Resmi verilere göre, 2025'in ilk çeyreği itibarıyla ülke nüfusunun yüzde 80'inden fazlasını oluşturan siyahiler arasında işsizlik yüzde 37 seviyesine ulaşırken nüfusun yaklaşık yüzde 8'ini oluşturan beyazlar arasında bu oran yüzde 7 civarında seyrediyor.
Ayrıca, Güney Afrika dünyada suç olaylarının en yaygın görüldüğü ülkeler listesinde en üst sıralardaki yerini koruyor.
Polis raporlarına göre 2024'te her gün ortalama 72 cinayet, 145 cinsel saldırı ve 589 soygun vakasının kaydedildiği ülkede, suç olayları ciddi bir ulusal güvenlik meselesi olarak öne çıkıyor.