Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

İngiliz logo uzmanından logoların kitabını yazan tasarımcı Ali Tekin Çam paylaşımı.

07 Şubat 2026 Cumartesi, 13:33:35
İngiliz tasarımcı Richard Baird Türk tasarımcı, grafik yazarı Ali Tekin Çam'ın tanıtımını yaptı. Belirtke adlı kitabı ile Türkiye'de ''Logoların Kitabını Yazan'' tasarımcı olarak da bilinen Ali Tekin Çam 1983 yılı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunu. Yaklaşık yarım asırlık meslek tecrübesi ile önemli işlere imza atıyor.
İngiliz logo uzmanından logoların kitabını yazan tasarımcı Ali Tekin Çam paylaşımı

İstanbul

İngiliz bir logo uzmanı Tasarımcı Richard Baird’in geçmişe ait ait dökümanlara ulaşarak yeniden gündeme taşıdığı Türk grafiker, tasarımcı ve yazar Ali Tekin Çam'a ulaştık ve kendisi ile İngiliz tasarımcının paylaşımı ile mesleki ve sanatsal süreci hakkında bilgi aldık.

Ali Tekin Çam'ın bu konu üzerindeki görüşlerine geçmeden önce grafik ve tasarımcı kimdir? Sorusuna kısaca yanıt verelim. '' Grafiker (uygulayıcı) ve tasarımcı (vizyoner), görsel üretim sürecinin farklı aşamalarında yer alan iki farklı roldür. Grafik tasarımcılar fikir ve strateji üreterek özgün konseptler tasarlarken, grafikerler bu tasarımları teknik programlar kullanarak hayata geçirir ve basıma/yayına hazırlar. Daha kısa ifade etmek gerekirse  Grafik tasarımcı "ne yapılacağını" planlar, grafiker "nasıl yapılacağını" hayata geçirir.  Özetle, grafik tasarımcı işin "mühendisi" (tasarım odaklı), grafiker ise "operatörü" (teknik/üretim odaklı) olarak tanımlanabilir. Ancak, birçok sektörde bu roller iç içe geçebilmekte ve "tasarımcı grafiker" kavramı altında birleşebilmektedir. 

Önemli işlere imza atan tasarımcı ve grafiker Ali Tekin Çam'ın diğer bir özelliği de alanla ilgli yayınlara imza atmış olması. Ali Tekin Çam'ı kendi kaleminden tanıyalım:

''Sosyal medyada dolaşırken sizinle ilgili 40 yıl öncesine ait görüntülerle karşılaşmak ne güzel bir sürpriz. Üstelik bu konuda sizin herhangi bir talebiniz yokken, İngiliz bir logo uzmanı
Tasarımcı Richard Baird’in size ait dökümanlara ulaşarak üzerinde yaptığı bir düzenlemeyle sayfasında da paylaşmış olması duygularınızı okşayıcı bir durum.

Belgeler, 1980’li yıllarda Grafikerler Meslek Kuruluşu’nun çıkarttığı “Türk Grafik Sanatçıları” kitabından alınmış... Karşıma çıkınca bana da sürpriz oldu... Sevindim açıkçası... Bir de fotoğraf tabii ki... 40 yıl önceki eli yüzü düzgün hâlimiz...

Akademik eğitimim sürecinde beni en çok zorlayan konunun “logo” olduğunu söyleyebilirim.
O zamanlar İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne bağlı Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu, kısa adıyla UESYO’da, ilk yılımdaki “Grafik Anlatım” dersinde değerli Hocam Yurdaer Altıntaş “Ö” ve “Y” harfleriyle bir amblem tasarlamamızı istemişti. İşte bu, benim logo konusuyla ilk tanışmamdır.

İkinci yıldan itibaren; bizim proje dersi adını verdiğimiz “Tasarım-Uygulama” isimli kampanya üretme derslerimiz başladı. Mesut Manioğlu, Yurdaer Altıntaş, Namık Bayık ve Bülent Erkmen’den oluşan hocalarımızın danışmanlığında ilk 4 dönemin tüm öğrencileri, okulun belirlediği konuda aynı projeyi hazırlıyordu. Akademik eğitimi ve piyasa tecrübesi olan bu hocalarımız sayesinde UESYO’da geliştirilmiş, piyasayla paralel yürütülen bu eğitim sistemi; bırakın 40 yıl öncesini, bugün bile ileri düzeyde sayılabilecek, devrim niteliğinde bir eğitim anlayışının ürünüydü.

Üçüncü sömestre başladığımızda kampanyamız “1979 Dünya Çocuk Yılı” olarak belirlenmişti. Kampanyalara öyle kafanıza göre başlayamıyordunuz. Önce amblem, sonra logotype, daha sonra da afiş ve afişte kullandığınız ana fikir doğrultusunda da basın ilanını çözümlemeniz gerekiyordu.

Arkadaşlarımın çoğunluğu logolarını bir haftada onaylattılar. Ben ise logoda takılıp kaldım. Sürekli bir şeyler çiziyordum ama bir türlü olmuyordu. 3 aylık sürenin 2 ayı tek bir logoyla boğuşmakla geçti. Bir taraftan da “Millet nasıl bu kadar çabuk sonuca ulaştı, ben neden beceremiyorum?” diye söyleniyor, kendime kızıyordum.

Azmin elinden bir şey kurtulmuyor; sonunda hallettim tabii ki. Ama eğitim hayatımız boyunca ders kitabı görmediğimiz için o güne kadar aklıma gelmeyen bir şeyi de fark ettim! Meğerse logo kitapları varmış ve arkadaşlarımızın çoğu da o kitaplardan edinerek yararlanmayı ihmal etmemişler! Yurdaer Hocamızın da birbirine benzer logoları gördüğünde “Aynı kitaba bakmışlardır.” şeklinde bu konuyu hicveden meşhur bir lafı vardır!

Nasıl başlarsan öyle gider derler ya; o dönemlerden bana miras kalan bir alışkanlıkla logo üretme anlayışım hiç değişmedi. Yani 44 yıldır ürettiğim her logo için, araştırma ve uygulama safhasına kadar hep aynı çabayı gösterdim. Sadece, teknolojik gelişimin de katkısıyla bu süreç biraz daha kısaldı. Hepsi o kadar!

Dahil olduğum portfolyo kitapları, organizasyonunda bulunduğum mesleki kitaplar (özellikle logo ile ilgili olanlar) ve mesleki dergilere ve gazetelere hazırladığım dosyalar sayesinde logo kültürümün bir hayli geliştiğini söyleyebilirim. Bu sayede ülkemizde gerçekleşen ve mesleki belleğe önemli bir katkı sağlayan iki ayrı kaynak logo kitabının yapım ve yönetimini üstlenmek onuru da bana nasip oldu. Usta tasarımcıların yararlı bilgileri ve uzman görüşleri ile desteklenen bu kitaplarda; tasarımcılarımız tarafından ülkemizde üretilmiş logoların önemli bir kısmının kayıt altına alınması sağlanmıştır. Bu arada da logo ile ilgili güncel bilgiler de derlenip disiplin altına alınarak literatüre kazandırılmıştır.

Yoğun bir emekle geniş kapsamda hazırlanan bu kitaplar; bir döneme ait logo tasarımları hakkında kaynak olması, referans oluşturması, logo konusunda çok farklı tasarım anlayışları, teknikleri ve üretim sürecini içermesi bakımından önemli bir işlevselliğe sahiptir.

Hepimizin yaşayarak öğrenmek zorunda kaldığı üzere; 2020 yılı, dünyayı eve kapatan bir salgın süreciyle geçti!.. Bu durum bana; yaşanan krizi fırsata çevirme şansını tanıdı. Bir türlü ilgilenme fırsatı bulamadığım arşivimi gözden geçirdim ve uzun yılların birikimi belge ve bilgilerimi düzenleme imkânına kavuştum... Bu arada; mesleki süreçte ürettiğim epey bir logonun da birikmiş olduğunu fark ettim. Bunların; geleceğe not düşmek, mesleki belleğe belge bırakmak amacıyla kitaplaştırılarak kayıt altına alınması en doğru çözüm olacaktı. Ve dünyaya teşrifimin 64., grafikle tanışmamın da 44. yılına denk gelen 2021’i, bana özel yeni bir logo, yani Türkçe tanımlamasıyla “BELİRTKE” kitabıyla karşılamak benim için çok mutluluk verici bir konuydu.

Bitti mi? Tabii ki hayır!

Bilgisayar öncesi akademik eğitim ve sonrası piyasada, mesleğimizin olmazsa olmazları: Habico fırçalar, Rotring rapidolar, Canson, Schoeller kartonlar, Talens guaj, ecoline boyalar, Letraset ve muadili transfer yazılar ve de ülkemize az sayıda gelen grafik kitaplarının hepsinin fiyatları dövize endeksli olduğu için benim gibi çoğunluğu orta halli aileye mensup öğrencileri bir hayli zorlayacak kadar pahalıydı. Tabii her zorluk, çözümünü de beraberinde getiriyor. “İyi bir grafik tasarımcının, iyi bir arşivi olmalı” prensibinden hareketle ben de kendi kitaplarımı yaptım. Market broşürlerinden derleme bir ambalaj kitabım oldu mesela!

Bir deftere; iyisine kötüsüne bakmadan bulduğum tüm logoları yapıştırarak kendime özel bir logo kitabı yaptım. Sabırla oluşturulmuş bu kitap zaman içinde bir hayli zenginleşti ve yeni bir logo tasarımına başlamadan önce mutlaka bir göz attığım başucu kitabım oldu. Günümüzün sınırsız olanaklara sahip internet dünyası için bu kitap işlevini yitirmiş olsa da bendeki anlamını ve değerini hâlâ koruyor.''

 

Ali Tekin Çam

1957 yılında Eskişehir’de doğdu. MSGSÜ-UESYO Grafik Bölümü 1983 mezunu. 1978 yılında profesyonel olarak başlayan grafik serüveni kesintisiz olarak günümüze kadar sürdü.

Çalışma hayatı boyunca; kartvizitten afişe, ambalajdan broşüre kadar geniş bir yelpazede çok sayıda ürüne tasarım-uygulama hizmeti verdi. Bilgisayarla tasarım programları, basım teknikleri, fotoğraf, röprodüksiyon ile logo, ambalaj, broşür tasarımı konularında uzmanlaştı.

Halen öğrenmeyi ve üretmeyi sürdürüyor.

Türk Grafik Tarihi’ne ilgi duyan ve kafa yoran biri olarak, akademik araştırmalar yapıyor ve makaleler hazırlıyor, bu konudaki hazırlıklarını ve birikimlerini; “Matbaa & Teknik dergisi, Baskı ve Kağıt Dünyası gazetesi, Basım Dünyası dergisi, Macworld dergisi, Grafik Tasarım dergisi, Yeni Gün gazetesi, Dergimiz dergisi, Sultanahmet gazetesi, Bütün Dünya dergisi, Etkin Sağlık dergisi” gibi çeşitli mesleki ve kültürel yayınlarda paylaştı / paylaşıyor.

Türkiye’de gerçekleştirilen; “Logo-1, Logo-2”, “Türk Grafik Tasarımcıları-5”, “İllüstrasyon” ve “Türk Grafik Tas. Tar.-11”, “Belirtke” kitaplarının yapımcılığı ile 40 civarı mesleki kitabın tasarımcılığını üstlendi.

Türkiye’de yayımlanan yedi ayrı portfolyo kitabında çalışmalarıyla yer aldı.

1983-1999 yılları arasında; Grafikerler Meslek Kuruluşu’nun yıllık periyodik “Grafik Ürünler Sergisi”nin tamamında tasarımlarıyla yer aldı. Kenan Temizan ve Emin Barın’ın; 5 Ekim 1943’te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde açtıkları ortak serginin 72 yıl sonra aynı tarih ve mekanda tekrarını gerçekleştirdi. Bugüne kadar; ağırlığı İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi mezunu arkadaşlarıyla 60’ı aşkın yurt içi, yurt dışı karma sergide yer aldı. Bu sergilerin önemli bir kısmının gerçekleşmesinde de görev üstlendi.

Yurtiçi’nde kazanılan ödüllerin yanında, tasarımını yaptığı bir ürün, Düsseldorf Promosyon Fuarı’nda, “2013 Yılı Promosyon Ürünü” ödülüne layık görüldü.

Halen; iki ayrı üniversitede grafik bölümü yarı zamanlı öğretim görevlisidir.

İkisi kız, biri erkek üç çocuk babasıdır.