Almanya Türk Toplumu; 260 dernek üyesi olan, Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu, Almanya Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu, Almanya Türk Öğrenci Dernekleri Birliği gibi kuruluşların da çatı örgütüdür. Alman devlet ve hükümet yetkililerinin de katılacağı 30. Kuruluş yılı 5 Aralık Günü Berlin`de kutlanacaktır.
Türkiye dışında 2,9 Milyonla en fazla Türkün yaşadığı ülke Almanya’dır. Bunların yarıya yakını da Almanya vatandaşlığına sahiptir. Almanya`dan sonra en fazla Türkün yaşadığı ülke 800 bin kişiyle Fransa ve 500 bin kişiyle de İngiltere’dir. Tüm Batı Avrupa ülkelerinde Türkler on yılardır yaşamakta ve bu toplumların ayrılmaz bir kesimini oluşturmaktadırlar.
İkinci Dünya savaşını başlatan Hitler Rejimi, 8 milyon kadar Almanın yaşamını yitirmesine, milyonlarca kişinin sakat kalmasına ve esir düşmesine yol açtı. Bu nedenle savaş sonrası Almanya’nın öncelikle İtalya, İspanya, Yunanistan ve Türkiye`den anlaşmalarla gelen işgücüyle, çalışacak insan gereksinimini karşılama yolunu seçti. 30 Ekim 1961’de Türkiye ve Almanya arasında imzalanan İşgücü Anlaşması ile ilk olarak Almanya`ya Türk isçileri gitmeye başladı.
Türk işgücü göçünden yaklaşık 20 yıl kadar sonra Almanya`da artan bir yabancı düşmanlığını görüyoruz. 1985 yılında 29 yaşındaki Mehmet Kaymakçı ve 26 yaşındaki Ramazan Avcı Hamburg`da Hitler yanlısı ırkçı Naziler tarafından uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. 24 Aralık 1985 günü katledilen Ramazan Avcı, Mehmet Kaymakçı'dan sonra öldürülen ikinci Türk genciydi. Hamburg`da kaba kuvvet yanlısı olmayan tüm Türk derneklerini toplantıya çağırdık. 24 dernek ve cami temsilcisinin katıldığı toplantıda Hamburg hükümet binasında bir basın konferansı ve Almanya’nın bu tarihe değin ırkçılığa karşı en büyük katılımlı protesto yürüyüşünü yaptık. Bu ırkçı saldırılardan yaklaşık 10 yıl sonra 2 Aralık 1995 tarihinde daha sonraki ismiyle “Hamburg Türk Toplumu” örgütünü de kurduk.
Almanya’nın farklı eyaletlerinde ırkçılığa karşı ve eşit hakları amaçlayan örgütlenmeler gerçekleşince, 2 Aralık 1995 tarihinde Hamburg`da Alman ve Türk kamuoyunun büyük ilgisiyle “Almanya Türk Toplumu” (Türkische Gemeinde in Deutschland) TGD örgütünü kurduk. Hamburg`daki öğretim üyeliğimin yanı sıra, uzun süre Hamburg Türk Toplumu`nun sonra da 10 yıl Almanya Türk Toplumu'nun başkanlığını yaptım.
Eşit Haklar ve Irkçılığa Karşı Örgütlenmenin Önemi
On yıllardır Almanya`da yasayan Türkler, bu ülkede artık ilk geldikleri yıllarda olduğu gibi, “yabancılar yasasına” göre, yabancı ve “misafir işçi” olarak yaşamayı doğru bulmadığımızı, Türk vatandaşlığını koruyarak Alman vatandaşı olmak istediğimizi, basın konferanslarında ve bir dizi etkinliklerimizde belirtmeye başladık.
Almanya yasaları, bu ülke vatandaşlığını alabilmek için tüm diğer koşullar yerine gelse de sahibi olduğumuz Türk vatandaşlığından çıkılmasını öngörüyordu. Ancak geldiğimiz ülke Türkiye yasaları vatandaşlıktan çıkılmasını öngörmüyorsa, Türk vatandaşlığını koruyarak Alman vatandaşı olunabileceğine olanak sağlıyordu. Bu nedenle neredeyse tüm Türk hükümet yetkilileriyle görüşmeler yaparak, Türkiye`nin vatandaşlık yasasında değişiklik yaparak, Türk vatandaşlığından çıkartmamanın sağlamasını istedik. İran, Yunanistan ve bazı Kuzey Afrika ülke yasaları, vatandaşlıktan çıkmayı öngörmediğinden, bu ülkelerden gelenler kendi vatandaşlıklarını koruyarak Almanya vatandaşı olabiliyorlardı.
Almanya`da ''Çifte Vatandaşlık'' uğraşımız 43 Yıl sonra sonuç verdi
Yurt dışında yaşayan Türkler, Türkiye`deki haklarını koruyabilmek ve gerektiğinde Türkiye`ye dönebilmek için, haklı olarak kendi vatandaşlıklarını koruyarak, yaşadıkları ülke vatandaşlığına geçmeyi istemektedirler. Bu nedenle 43 yıl önce Berlin’de bir broşür yayınlayarak ve basın konferansı yaparak, bir dizi önerimizin yansıra, Almanya`da çifte vatandaşlık istemimize ve ırkçılığa karşı yasal önlemlere vurgu yaptık. Onlarca basın konferansı, yayınlar ve yürüyüşlerimiz nihayet sonuç verdi. 27 Haziran 2024 tarihinde çifte Vatandaşlık Yasası, Alman vatandaşlığına geçmeyi kolaylaştıran bazı düzenlemelerle yürürlüğe girdi.
Tüm bu çabalar sonunda, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, Türkiye`den Almanya`ya göçün 60. Yılında “Almanya Türk Toplumu” `nun konferansında yaptığı konuşmada, “60 yıl önce misafir isçi olarak gelenler, çocukları, torunları ve torunların çocukları Almanya’yı oluşturuyorlar. Bunlarsız bir Almanya artık söz konusu olamaz” diyerek, Almanya’nın bu gerçeği çok geç kavradığına da vurgu yapıyordu.