Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Sabriye Güler

Sabriye Güler  |  BERLIN

YAZARIN TÜM YAZILARI

CHP, olmak ve görünmek...

Sahtekarlar sadece diğer insanların yüzlerine maskeler takmaz, kendi yüzlerine de takarlar."  George R.R. Martin

            Yaz kızım; CHP' bir işgal sarmalının içindedir, kurtarılması için gerçek CHP'lilerin partilerine sahip çıkmaları gerektir.

 

       Bunu biz değil, bizim gibi yüzlerce değerli insanlar yazıp çiziyor, söylüyor. Sonuç; bir milim yol alınmıyor. Türkiye bu kadar ağır bir süreçten geçerken CHP konuşulması, tartışılması da ayrı ağır bir sorun. Şu anda CHP yoğun bir saldırı var.

 

      Çünkü partinin yapısı bu tür saçmalıklara, bölücülüğe, hizipçiliğe zemin hazırlıyor. Delege yapısı tamamen bu düşünceye hizmet ediyor. CHP ile kendisine yol arkadaşlığı, gönül fikri birliği duyan bir insansınız örneğin CHP gittiniz herhangi bir il veya ilçe de, emek verip çabalayıp her çalışmada bulunuyorsunuz, partinize maddi manevi destek sağlıyorsunuz. 

      Zaten CHP kökenli bir aileden geliyorsunuz, sevginiz biraz da Türkiye Cumhuriyeti sevgisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e olan bağlılığınız falan, harmanlanmış bir altı okun sevdası var özünde... Duygular aynen böyle!

       O ana kadar herşey yolunda, herşey çok güzel, ufukta bir seçim var? İşte kıpırdanmalar öyle başlıyor, gözünüz genel merkezde, size talimat üstüne talimat yağıyor. En sonunda şıp diye bir Parti Meclis'i kararı önünüze düşüyor. Tabi Parti il ya da ilçe binasında… Örneğin; beş milletvekili hakkınız var, onun sadece dördüne siz karar vereceksiniz, altısını parti genel merkezi karar verecek. 

 

   Emir bu demiri keser mi? Keser kardeşim! Eyvallah ediyorsunuz, başlıyorsunuz partiniz için çalışmaya.... Genel Merkezin atadığı o altı milletvekili adayı misafir modunda gelir aheste aheste, çayını içer, yemeğini yer, gider otelinde dinlenir, uyur, kentin ileri gelenleri ile hasbihal eder, baklava yer, beyran içer. Seçim biter mazbatasını alır Ankara'nın yolunu tutar.

 

    Vay anam biz de milletvekilimiz var diye seviniriz. İşte önemli olan partinin düşüncesi, fikirleri dersiniz… O ne yavvv bakarsınız ki partinizin kilit noktasında bir vekil, vekilin elinde bir destan, buram buram etnik bölücülük siyaseti yapıyor. Artık nereye hangi selamı çakıyorsa, mangalda kül bırakmıyor. Pardon diyorsunuz? Bu CHP' si işte partinin ilkeleri, çizgisi, tüzüğü falan filan… Yok arkadaş illa soslu düşüncesini getirip önüne yavan aş gibi koyuyor. 

 

      Yav işe artık dünya yeniden şekilleniyor, eeee Amerika, İsrail yahudi lobusu eeee Avrupa vay anasına falan vakıf falan görümce, işte sana dürümce düzmece…(Gerçi bu artık tüm partilerde oluyor artık, özellikle de AKP'de)

 

     İşte burası CHP diyorsun, hadi beee ırkçı, bölücü, faşist bu nereden partimize geldi nakaratları kulaklarımda uğulduyor. Sonra kendini partinin azgın sularından, sakin deniz kenarı kahvesine atıyorsun. Galiba benden olmaz bu iş değil, benim gibilerle olmuyor moduna dönüşüp, sana dayatılan ipte kırk takla atanlarla partine oy vermeye devam ediyorsun. Senin gibiler çokta, senin gibiler partiye oy verenler çoğunlukta, ama ipteki cambazlar partide…

     "Olmak" ve "görünmek" birbirinden tamamen farklı iki şey…

     
     Neye dua ediyorsunuz biliyor musunuz? Allah partimi şeytanın şerrinden korusun diyorsunuz? Ne gerek biliyor musunuz? Tüm üyelerin oy kullandığı adaylar ve onların temsil ettiği CHP… Bak gör bakalım bütün bu alaveralar, dalavereler olacak mı? 

 

      Onlarla baş etmek için önce gerçekleri bileceksin. Çünkü; Sahtekarların en tehlikelisi, gerçeği yalanla karıştırandır.

   

YanıtlaYönlendir

Tepki ekle