" Zübük "
Tahminim sizler de benim gibi Aziz Nesin'in bu müthiş kitabını okumuşsunuzdur. Biz, sevdiğimiz yazarların kitabını okumaya başlayınca tek kitabı ile yetinmez, o yazara ait kitapların hepsini okurduk. Ve mutlaka kitapların serisi de evimizin kütüphanesin de bulunurdu.
Rahmetli Aziz Nesin'le de tanışmıştım. Cumhuriyet Kitap Kulübü etkinliği olarak Gaziantep'e gelmişti. Bu dediğim olay da neresinden baksam kırk yıla yakın bir zaman diliminden bahsediyorum. Ben de hayata yeni atılmış gencecik bir insandım. Aziz Nesin ise hayatımda gördüğüm en ciddi insanlardan birisiydi. Çok düşündüm neden acaba diye? Çünkü etrafını o kadar güzel gözlemleyen ve çok doğru saptamalarda bulunan bir insanın gülmesine gerek yoktu diye düşündüm... Herhalde içinden güle güle bu kitapları yazmıştır diye güldüm kendi kendime o zaman...
İzahı olmayanın mizahı olur muş... Kendim yapı olarak neşeli bir insanımdır, ben de hayata karşı akıl ve ruh sağlığımı gülerek koruyorum. Ne bileyim yaratılış da etken ama etrafımdaki hiçbir insana üzüntümü sezdir mem, kendi içimde yaşarım. Böylelikle mutsuz olduğum zamanlarda bile acısını gülmeden çıkartırım.
Hayat zaten yeterince herkese zor, bana da zor zaten. Etrafımda insanlar varken acılarımı kahkahalarım ile savarım, savunma sistemimi böyle geliştirmişim demek ki! Bu da benim yapım biraz Azizi Nesinlik gibiyimdir.
Her neyse Zübük de kalmıştık, Zübük... Biz daha ciddi politikacılar ile bugüne gelsek de arada Zübük politikacılar vardı. Çok arada ama... Şimdi bakıyorum neredeyse Zübük politikacılar ile dolu partiler, her partiden, her fikirden Zübük mü Zübükler... İyi de o politikacıyı seçenlerin hiç mi suçu yok? Seçiyorlar, ula biz kime oy veriyoruz, bu kim? Kimin ini kimin cini diyen yok. Kökenini araştıran yok. Babası hain mi, dedesi bu vatan için ne yapmış diyen yok. Okumuş mu? Yazmış mı? Etrafına ne gibi güzellikler yapmış diyen yok. Görüntü on numara beş yıldız, ağızlarını açtıkları an, beş km kaçasın gelen insanlar üst başlarda...
Biraz bizlerde de suç yok mu?" Adam tıpış tıpış gider oy verirler " diyor. Yani affedersiniz eşşekler gibi oy verirler, demenin kibarcasını diyor. Türkiye'nin en kalıplı, eğitimli kesimi gıkını çıkarmıyor. Hemen o dakika çok sevdiğim partiden ayrılıp, CHP oy vermeyi bırakıyorum. O ne yaaa? Var mı böyle bir kafa? Sonuç; zaman benim gibileri haklı çıkarttı. Malum Kemal Kılıçdaroğlu vakası, şimdi CHP yıldızının en parladığı dönem de partisine çelme takan takana kimler mi? Siyasetin büzükleri, pardon Zübükleri...
Ülke yangın yeri gibi, bizim ZÜBÜKLER SAHNEYE ÇIKTILAR...
En korkunç yazı geçirdik, ormanlarımız yandı, Suriye politikası elimizde patladı, PKK silah bırakma tiyatrosu oynadı, Komisyon rezaletini söylemiyorum bile...
Ekonomi can çekişiyor, halk perişan, gençler işsiz, ülkeye on beş milyona yakın mülteciyi doldurmuşsun, dış politika rezalet...
Konumuz; konumuz ip kırığı, ürme çürüğü CHP'yi dizayn etmek...
Şunu unutuyorlar? Bizlerin canı bu derece ağır yanarken senin mutluluğun uzun sürmeyecektir.
Gün gelecek herkes, işlediği günahların hesabını verecektir. Kaçışı yok bunun!
YanıtlaYönlendir
Tepki ekle